Skip to content
Cinsel Yetersizlik

Cinsel Yetersizlik Boşanma Sebebi midir?

Evlilik yalnızca aynı evi paylaşmak değildir. Duygusal bağ kadar bedensel yakınlık da evliliğin temel unsurlarından biridir. Bu nedenle eşlerden birinin sürekli olarak cinsel ilişkiden kaçınması, cinsel birleşmenin hiç gerçekleşmemesi ya da sürdürülememesi zamanla evlilik birliğini derinden sarsar. Hukuk sistemi de bu gerçeği görmezden gelmez.

Uygulamada sıkça karşılaşılan sorulardan biri şudur
Cinsel yetersizlik boşanma sebebi midir

Bu sorunun cevabı hem Yargıtay kararlarında hem de yerleşik içtihatlarda oldukça nettir.

Evlilikte Cinsel Birlikteliğin Hukuki Önemi

Evlilik, taraflara yalnızca sadakat değil aynı zamanda birlikte yaşama ve evliliğin gereklerini yerine getirme yükümlülüğü de getirir. Cinsel birliktelik bu yükümlülüklerin doğal bir parçası kabul edilir. Yargıtay kararlarına göre Cinsel birleşmeyi sürekli olarak gerçekleştiremeyen, Cinsel ilişkiden kaçınan, Eşini bu konuda sürekli reddeden, Evliliğin gerektirdiği cinsel yakınlığı kuramayan taraf kusurlu sayılmaktadır.

Buradaki önemli nokta sürekliliktir. Geçici sağlık sorunları ya da kısa süreli problemler değil, evlilik boyunca devam eden ve çözüme yönelik adım atılmayan durumlar esas alınır.

Yargıtay Kararları Ne Diyor

Yerleşik Yargıtay içtihatlarında açıkça şu görüş benimsenmiştir, Evlilikte cinsel ilişkinin hiç yaşanamaması veya sürekli şekilde engellenmesi, diğer eş açısından evlilik birliğini temelinden sarsan bir durumdur.Bu nedenle, Cinsel birleşmeyi başaramayan, Cinsel ilişkiden kaçınan, Tedavi olmayı reddeden, Sorunu yok sayan eş, boşanma davalarında kusurlu kabul edilmektedir.

Bu durum sadece boşanma kararıyla sınırlı kalmaz. Kusurlu kabul edilen taraf, tazminat ve nafaka yönünden de dezavantajlı duruma düşebilir.

Cinsel Yetersizlik Kusur Sayılır mı

Evet. Yargıtay uygulamasında cinsel yetersizlik tek başına değil, bu durumun evlilik üzerindeki etkisiyle değerlendirilir. Eğer kişi, Sorunun farkında olduğu halde çözüm aramıyorsa, Eşini yalnız bırakıyorsa, Tedavi ve destek seçeneklerini reddediyorsa kusurlu kabul edilir. Burada esas alınan şey iyi niyettir. Tedaviye açık olmak, eşine karşı şeffaf davranmak ve evliliği kurtarmaya yönelik çaba göstermek önemlidir.

Cinsel Sorunlar Evliliği Nasıl Etkiler

Cinsel sorunlar zamanla, İletişim kopukluğuna, Özgüven kaybına, Psikolojik yıpranmaya, Duygusal uzaklaşmaya neden olur.

Birçok evlilikte cinsel sorunlar konuşulmadığı için büyür. Taraflar birbirini suçlamaya başlar ve sorun sessiz bir krize dönüşür. Bu noktada evlilik birliği çoğu zaman geri dönülmez şekilde zarar görür.

Çözüm Aranmaması Neden Kritik

Yargıtay kararlarında özellikle vurgulanan bir diğer husus şudur. Sorunun varlığı değil, çözüm için çaba gösterilip gösterilmediği. Cinsel yetersizlik yaşayan bir kişinin, Uzman desteği alması,  Doğru ürünler ve yöntemlerle çözüm araması,  Eşini sürecin içine dahil etmesi beklenir.

Bu çabalar gösterilmiyorsa, evliliğin sürdürülmesi diğer eş için beklenemez hale gelir.

Cinsel Sorunlarda Bilgi ve Güvenin Önemi

Cinsel sorunlar söz konusu olduğunda yanlış bilgi, sahte ürünler ve güvenilmez kaynaklar sorunu daha da derinleştirir. Bu yüzden bireylerin bilinçli hareket etmesi büyük önem taşır.

Bu noktada güvenilir ve şeffaf bir medikal platformdan bilgi almak, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan doğru adımlar atılmasını sağlar.

Neden Etki Medikal Tercih Edilmeli

Etki Medikal, yalnızca ürün satışı yapan bir site değildir. Aynı zamanda kullanıcıyı bilinçlendirmeyi hedefleyen bir sağlık çözüm ortağıdır. Etki Medikal’de Ürün açıklamaları nettir, Abartılı vaatlere yer verilmez, Orijinal ürün garantisi sunulur.  Satış sonrası destek sağlanır. Cinsel sağlık gibi hassas bir konuda güvenilir bilgiye ulaşmak, yanlış yönlendirmelerden kaçınmak ve doğru çözümleri değerlendirmek evlilik ilişkileri açısından da kritik rol oynar. Orjinal ürünler hakkında detaylı bilgi için

Bilinçli Adımlar Evliliği Kurtarabilir

Her cinsel sorun boşanma ile sonuçlanmak zorunda değildir. Doğru zamanda atılan bilinçli adımlar birçok evliliğin yeniden güçlenmesini sağlayabilir. Önemli olan, Sorunu yok saymamak, Destek almaktan çekinmemek, Güvenilir kaynaklara yönelmek.  Bu yaklaşım, hem bireyin kendisi hem de evlilik birliği için sağlıklı bir yol açar.

Sonuç Olarak

Cinsel yetersizlik, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Özellikle cinsel ilişkiden kaçınma ve çözüm arayışından uzak durma, kusur olarak değerlendirilir.

Ancak her durum kendi içinde değerlendirilmelidir. Bilinçli hareket etmek, doğru bilgiye ulaşmak ve güvenilir medikal destekten yararlanmak hem hukuki hem de insani açıdan en sağlıklı yaklaşımdır.